
Prof. Dr. (Sosyal Psikoloji). @YasarUniv Psikoloji Bölümü. Kitap1: https://xitter.cf/t.co/HtDlSsZnd4 Kitap2: https://xitter.cf/t.co/EQ59GHeog4
İzmir, Türkiye
Joined July 2011
- Tweets16.2K
- Following1.3K
- Followers64.2K
- Likes14.6K
Pinned Tweet
Yeni kitabım "Yanlış Bilgi Üzerine: Sahte Haberler, Komplo Teorileri, Paranormal İnançlar ve Sahte Bilimler" çıktı!
İnsanlar yanlış bilgi türlerine niye inanır? Evrimsel yatkınlıklarımızdan yapay zekâ çağının etkilerine kadar mümkün olduğunca geniş bir açıdan, olabilecek en sade şekilde ele almaya çalıştım.
Dört farklı ülkede yürüyen bir çevrimiçi anket çalışmamız var. Konu, politik, sosyal ve toplumsal cinsiyet konularındaki görüşleriniz.
Aşağıdaki linkten katılabilirsiniz.
Paylaşarak daha fazla insana ulaşmamıza yardımcı olmanız çok makbule geçer 🙏
univr.qualtrics.com/jfe/form…
Özgür Özel ve Müsavat Dervişoğlu, benzer konularda eleştiriliyorlar ve kendilerini bir çeşit insani olgunluk çerçevesinde savunuyorlar.
Ancak bu bir olgunluk değil, tam tersine yeni çağın acemisi olma hali olarak görülüyor, seçmen tarafından o şekilde algılanıyor.
Oyunun hiçbir kuralının kalmadığı çağda, karşı tarafı bağlamayan kurallara kendisi uyan birinin bütün bu kaotik süreçte hayatta kalacağına kim niye inansın?
İstediğiniz kadar ilgilenmeyin, düzenin çökmemesi adına başkalarının ilgilenmesine, yapmasına ihtiyaç duyduğunuz şeyler var. Çocuk yapmak ve siyaset, bazı örnekler. Siz bunları yapmayabilirsiniz ama başkaları da yapmamaya başlayınca sizin için uzun vadeli bir problem başlıyor.
Sinan Alper retweeted
Time spent is easy to measure. Time well spent is harder to define.
For a game, that might mean a satisfying challenge. For a professional tool, a task finished sooner.
What counts as success beyond keeping people on screen?
Uzun zamandır ilk defa bir sosyal psikolog gündeme oturdu.
Meta, sosyal medyanın çocuklara zararlı olduğuna dair yayınlar yapan Jon Haidt'ı hedefe koymuş. Onun yayınlarını başka araştırmacılara karalatmak üzere planlar yapmış.
Meta had an internal PR plan to try and discredit Jon Haidt because he was a critic of social media.
Meta was going to recruit academics, like Andrew Gelman, to write take down pieces. They were trying to turn academics against one another through a "whisper strategy".
This is a very serious problem for open academic debate. If academics who share negative evidence about a platform are targeted by campaigns to smear our credibility, we are in deep, deep trouble.
This creates a very serious conflict of interest for anyone who is paid to do this.
law360.com/articles/2542517/…
İlkokuldan beri biliyoruz: Cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesidir. Oy kullanabilmesidir. Verdiği oya saygı duyulmasıdır. A'ya verilen oyların, B'ye sayılmamasıdır.
Bu anlamıyla Cumhuriyete savaş açmış olanlar Cumhuriyet Bayramı kutlamasın. Role gerek yok, her şey açık.
"Biz" olarak algılanmayan toplumun farklı kesimlerini halkın bir parçası değil de halkın bünyesine yabancı kanser hücreleri olarak gösterme stratejisi tıkandı. Artık fantastik icatlar, olmayan kişiler yaratmak gerekiyor.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
“Anadolu'ya gittiğinizde, ‘Nerede yemek yeriz?’ sorusunun cevabını aradığınızda Michelin yıldızlı lokanta arıyorsanız eğer bu bizim ayıbımızdır.
Niye Anadolu yıldızlarının olduğu bir lokanta, bir restoran aramıyoruz? Niye orada Anadolu yemeklerini, o ilin yerel kültürünü doğru bir şekilde sunan bir işletme aramıyoruz?
Eğer siz Erzurum yemeklerini Hollanda peyniriyle yapıyorsanız, Fransız peyniriyle yapıyorsanız burada ciddi bir çelişki vardır.”
Ya bi kere Bolsonaro diye Brezilyalı olmaz. Lula deyince direkt kafanızda canlanıyor: Sol ayaklı, çelimsiz ama çok atik bir sağ açık. Bolsonaro deyince bir şey canlanmıyor. +5 puan eklemiştir bu Lula'ya. (Brezilya uzmanı olarak katıldığım televizyon programından)
Sinan Alper retweeted
TÜBİTAK desteğiyle kurduğumuz şirketimiz ThinkiPlay'in yeni oyunu yeni (ve uluslararası) ismi Detective Emo olarak yayında.
3 yaş itibariyle çocuklarınızla güven içinde oynayabileceğiniz, duyguları tanımaya yönelik bir mobil oyun. Şimdilik Google Play'de, yakında App Store'da.
Duyguların dünyasına keyifli bir yolculuk! 🔎
ThinkiPlay’in psikologlar tarafından geliştirilen oyunu Detective Emo, çocukları ebeveynler ve uzmanlarla birlikte oynamaya, duyguları keşfetmeye davet ediyor.
12 dilde Google Play’de. Yakında iOS’ta.
play.google.com/store/apps/d…
🙏
Replying to @SinanAlper_
Ben bunu indirdim Hocam, 3 ve 6 yaşlarındaki çocuklarım oynadılar haftasonu. Emeğinize sağlık 🙏
Sinan Alper retweeted
A playful journey into the world of emotions! 🔎
Developed by psychologists at ThinkiPlay, Detective Emo invites children to play and explore emotions with parents and professionals.
On Google Play in 12 languages. Coming soon to iOS.
play.google.com/store/apps/d…
TÜBİTAK desteğiyle kurduğumuz şirketimiz ThinkiPlay'in yeni oyunu yeni (ve uluslararası) ismi Detective Emo olarak yayında.
3 yaş itibariyle çocuklarınızla güven içinde oynayabileceğiniz, duyguları tanımaya yönelik bir mobil oyun. Şimdilik Google Play'de, yakında App Store'da.
Duyguların dünyasına keyifli bir yolculuk! 🔎
ThinkiPlay’in psikologlar tarafından geliştirilen oyunu Detective Emo, çocukları ebeveynler ve uzmanlarla birlikte oynamaya, duyguları keşfetmeye davet ediyor.
12 dilde Google Play’de. Yakında iOS’ta.
play.google.com/store/apps/d…
Sırbistan'da öğrenci hareketinin belirlediği aday listesinin başarısını tekrarlamak için, gerçekten onlarda olduğu gibi hakiki bir "yeni"lik gerekiyor.
O hakikiliği hissettirmek için ben olsam Türkiye'deki tüm seçim bölgelerinde birinci sıra adaylarımı bu zamana kadar hiçbir yerden aday adayı bile olmamış, belli yaşın altındaki insanlardan seçerdim. Alın size gerçek bir yenilik.
Bunu yazan kişi sıkı Bolsanaro destekçisi bir milletvekili. Seçimleri Lula kazandı.
İnsan doğasına ve geleceğe dair gizemli bir malumatı varmış gibi kendilerinden emin konuşan insanları görürseniz, onların suratına gülün.
Dinin başka hiçbir kuralı yokmuş gibi içki meselesine bu kadar takıyor olmalarının bir sebebi var.
Çok maliyetsiz bir sinyal çünkü. İçki içmeden hayat geçer, bu maliyetsizlik kısmı. Başkalarının gözünün önünde yaşanıyor bu ortamlar, başkalarına kim olduğunu gösterme fırsatı çıkıyor. Bu da sinyal kısmı.
Çalmayacaksın, hile yapmayacaksın, başkasının hakkına girmeyeceksin gibi kurallar da var ama bunlara harfiyen uymak çok maliyetli.
Sen kimsenin görmediği yerde çal, yeter ki herkesin gördüğü yerde rakı içme.
Sen anayasal hakkını kullanan insanların üzerine biber gazı at, sorun değil. Eğer biber gazı dolan boğazdan rakı da geçerse bir gün, artık suç karşı tarafta.
Ne güzel bir kafa yapısı, değil mi? Son derece rahat bir kafa.
Bu devrimci kardeşlerimiz de yurdum insanı, yesinler içsinler.
Onlar da boğaza nazır masalarında rakılarını yudumlayıp balık yemesinler mi?
Çok ayıp.
Biber gazı da nefes borusundan başka türlü çıkmıyor ki.
Efendim, o masanın hesabı kaç asgari ücret yaparmış.
Güzel kardeşim, onların devrim masalına inanırsan rakı masasına meze olursun.
Kusura bakma.
Sinan Alper retweeted
Büyük bir haksızlık ve hukuksuzluk 19 aydır sürüyor.
Mustafa Yeneroğlu, iletişim danışmanı, reklamcı Necati Özkan'ı hapishanede ziyaret etmiş ve durumunu, yaşadıklarını çok net aktarmış: "...Mesleki faaliyetleri, siyasi ilişkileri ve bir seçim kampanyasındaki çalışmaları üzerinden kendisine ağır bir suç isnat ediliyor. Asıl hedefin Necati Özkan olmadığı da malum. Kendisi, kurulmak istenen siyasi ve hukuki kurguya uygun düştüğü için bu sürecin içine çekilmiş durumda."
Lütfen okuyun, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, bir zulme dönüşen tutukluluğu yaşayan kimseyi içerde unutmayın.
#NecatiÖzkanıSerbestBırakın
@NecatiOzkan
Cuma günü Silivri'de Necati Özkan Bey'i de ziyaret ettim. Mayıs ayında cezaevinden bana ulaşan el yazısı mektubundan sonra kendisiyle ilk kez yüz yüze görüşme imkânı buldum.
Necati Bey 65 yaşında, kırk yılı aşkın meslek hayatı olan bir iletişim danışmanı. Yaklaşık on dokuz aydır cezaevinde. Bu süreçte şirketini kapatmak zorunda kalmış, onlarca çalışanı işsiz kalmış, ailesinden ve sevdiklerinden koparılmış.
Görüşmemizde yaşanan kötülükleri, ülkemizin gidişatını ve yargının içine düşürüldüğü durumu konuştuk.
Dosyasını konuşma gereği bile duymadık. 15 yıldan 20 yıla kadar hapis talep edilen casusluk iddianamesi, ceza hukukunun temel ilkeleri bakımından gerçekten ibretlik bir metin. Masum bir insanın özgürlüğüne, ailesine ve hayatına mal olmasa, böylesine bir suçlamaya karşı savunma yapmak bile zulüm. Fakat özgürlüğünüz elinizden alındığında, bütün bu hukuksuzluğa karşı kendinizi savunmaktan ve sesinizi duyurmaya çalışmaktan başka çareniz kalmıyor.
İddianamenin temel dayanaklarından biri, etkin pişmanlıktan yararlanan bir kişinin ifadeleri. Diğeri ise yıllar önce internete sızmış veriler üzerinden yürütülen çalışmaların casusluk faaliyeti olarak nitelendirilmesi. Oysa siyasal casusluk suçunun oluşabilmesi için devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgilerin, kanunda tanımlanan koşullarda ve casusluk maksadıyla temin edilmesi gerekir.
Dosyada bu suçun unsurlarının somut delillerle ortaya konulduğunu söylemek imkansız. Hangi gizli bilginin, ne şekilde ve hangi casusluk maksadıyla temin edildiği ortaya konulmadan, bir seçim kampanyasının veri analizi, kamuoyu araştırması ve strateji çalışmalarından ağır bir casusluk suçlaması üretiliyor. Üstelik bilirkişi raporları, iddianamenin veri sızıntısına ilişkin temel kabullerini de ciddi biçimde tartışmalı hâle getirmiş durumda. Buna rağmen tutukluluk devam ediyor.
Bu yargılamanın ileride düşman ceza hukuku uygulamalarının çarpıcı örneklerinden biri olarak anılacağına inanıyorum. Düşman ceza hukuku anlayışında kişi, hakları ve güvenceleri olan bir vatandaş olarak değil, etkisiz hâle getirilmesi gereken bir tehlike kaynağı olarak görülür. Ceza hukukunun odağı işlenmiş fiilden kişinin kimliğine ve temsil ettiği düşünülen tehdide kayar. Suç tanımları esnetilir, şüphe delilin yerini almaya başlar, tutukluluk ise bir koruma tedbiri olmaktan çıkıp henüz hüküm verilmeden uygulanan bir cezaya dönüşür.
Necati Bey'in dosyasına baktığımda gördüğüm tam da bu. Mesleki faaliyetleri, siyasi ilişkileri ve bir seçim kampanyasındaki çalışmaları üzerinden kendisine ağır bir suç isnat ediliyor. Asıl hedefin Necati Özkan olmadığı da malum. Kendisi, kurulmak istenen siyasi ve hukuki kurguya uygun düştüğü için bu sürecin içine çekilmiş durumda.
Hukuk devletinde ceza, kişinin kim olduğuna, kiminle çalıştığına veya hangi siyasi sonuca katkıda bulunduğuna değil, kanunda suç olarak tanımlanmış ve somut delillerle ispatlanmış fiiline bağlanır. Bu ilke terk edildiğinde ceza muhakemesi, insanları hukuka göre yargılamanın değil, siyasi hedeflere göre cezalandırmanın aracına dönüşür.
Mayıs ayında Necati Bey'den aldığım üç sayfalık mektup beni derinden etkilemişti. O mektupta, "Asla pes etmeden, asla umudumu kaybetmeden sabrediyorum" diye yazmıştı. Cuma günkü görüşmemizde de bu metanetini ve memleketin geleceğine ilişkin duyarlılığını yakından gördüm.
Beni en çok düşündüren hususlardan birisi ise bu kadar ağır haksızlıkların çoktan sıradanlaşmış olması. İnsanların aylarca, yıllarca tutuklu kalmasına, hayatlarının altüst edilmesine, ceza hukukunun temel güvencelerinin yok sayılmasına alışıyoruz. Üstelik çoğu zaman bir haksızlığı değerlendirirken önce mağdurun kimliğine ve siyasi aidiyetine bakıyoruz.
Oysa hukukun varlık sebebi, insanı tam da böyle bir ayrımcılıktan ve gücün keyfî kullanımından korumaktır.
Necati Bey'in ve hukuksuz biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılan herkesin bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını diliyorum.
karar.com/gorusler/kendi-tra…
"pekitivi" kanalında iki haftada bir gündemi yorumluyoruz. Son bölümü izlemek için: youtube.com/live/rgjXwHH0tcE…



















