Allah’ın emaneti olarak bize verilen yavrularımızın;
-kendisini güvende hissedeceği,
-Annesin yanında olacağı, -Babasının da Kavvam olacağı yuvaları
kurmalıyız…
Peygamber efendimiz SAV torunlarından Habib Ömer’le geçen güzel vakitler.. instagram.com/reel/DeljzH3TY…
Eserden müessire, sanattan sanatkara giderek yapanı bulmak..
eser sahibini bulmak..
Ve sudaki zehiri çıkarmak..
Said Yüce retweeted
Muhabbet ve uhuvvetin tatlı hatıraları kaldı..
13. Uluslararası Bediüzzaman sempozyumu…
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumuna katılımlarıyla ve destekleyiyle katkıda bulunanlara Teşekkür ediyoruz… iikv.org/tr/13-uluslara…
Yemenli allâme Habib Ömer bin Hafîz vakfımızı ziyaret etti.
İslam dünyasının en etkili ve sevilen âlimlerinden Habib Ömer bin Hafîz, Her yıl seçilen “500 En Etkili Müslüman” listesine 2024 yılında birinci sıradan giren ve hâlen ilk üçteki yerini koruyan Habib Ömer, Hz. Hüseyin’in soyundan gelen Seyyidler cemaatinin en önde gelen simalarındandır ve ehl-i sünnet çizgisinde tasavvufî bir tarikat olan Bâ Alevî Tarikatı’nın da şu anki şeyhidir. Ömrünü İslamî ilimlerin tedrisi ile iman hakikatlerinin tebliğine vakfeden Habib Ömer’in 1993 yılında Yemen’in Tarim şehrinde kurduğu Darü’l-Mustafa isimli medresede yetiştirdiği binlerce talebe, Endonezya’dan Amerika’ya, Güney Afrika’dan İngiltere’ye dünyanın dört bir yanında Müslüman cemaatlere önderlik etmektedir.
Habib Ömer’in vakfımızı ziyareti, öğle namazının ardından vakfımızda bulunan elyazması Risale-i Nur nüshalarından oluşan küçük serginin gezilmesiyle başladı.
Habib Ömer’e 4-6 Ekim 2026 tarihlerinde yapılan 13. Bediüzzaman Sempozyumu hakkında bilgi verildi. Memnuniyetini dile getiren Habib Ömer, ümmetin ıslahının idareciler ve âlimlerin ıslahıyla gerçekleşeceğine dair hadisi hatırlattı. Peygamber Efendimizin (sas) manevi hilafetinin Ehl-i Beyt ile devamına dair kısa bir sohbetin ardından, Bediüzzaman hz nın Risale-i Nur mesleğinin Ehl-i Beyt mesleği olduğuna dair sözleri aktarıldı ve Risale-i Nur’dan Ehl-i Beyt’e muhabbetin ehemmiyeti üzerine kısımlar okundu. Bu risaleleri ilgiyle dinleyen Habib Ömer, “Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır,” hadis-i şerifini okuyarak, “Bediüzzaman ilim şehrine kapısından girmiş,” dedi ve “bunlar ehl-i hakikatin havassına mahsus sözlerdir” diyerek takdirini ifade etti.
Bunun ardından, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verildi. Bediüzzaman Hazretleri’nin “müsbet hareket” düsturu ve siyasi güç elde etmek yerine imanın doğrudan kalplere yerleşmesi yolundaki hizmetinden bahsedildi. Habib Ömer’in bunun “peygamberlerin yolu” olduğunu belirtmesinin ardından aynı yolda ilerleyen İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın da insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike olan inançsızlığa, Allah’ı tanımamaya çare olmayı amaçlayan çalışmalarını vurgulandı.
Vakfımızın faaliyetlerini dikkatle dinleyen Habib Ömer, Bediüzzaman Hazretleri’nin “Uhuvvet Risalesi” isimli eserinden de bir ders yaptı. Toplantının sonunda Kolombiya asıllı mühtedi bir Müslüman olan ve İİKV’de çalışan Santiago Abdullah Salah ile araştırma amacıyla İstanbul’da bulunan Amerikalı Doç. Dr. Mona Hassan, Habib Ömer’in ziyaretine dair görüşlerini paylaştılar. Dr. Hassan kısaca İstanbul kütüphanelerinde bulunan ve Yemen ile İstanbul arasındaki tarihi irtibatları belgeleyen eserlerle ilgili bilgi verdi. Uhuvvet ve muhabbet duygularıyla gerçekleşen bu güzel buluşmanın ardından, kendisine Risale-i Nur Külliyatı’nın Arapça tercümesini hediye ettiğimiz Habib Ömer ile vakfımız çalışanları beraberce Topkapı Sarayı’na geçtiler ve dualar ve salavatlarla burada bulunan kutsal emanetleri ziyaret ettiler.
AA Podcast yayınımız..
🎙️ İİKV Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce (@Said_Yuce):
❝Manevi tahribatlara karşı Bediüzzaman Hazretleri hem insanlığın bütün yaralarına hem de bundan 100 sene önce İslam dünyasının üç büyük probleminden bahsetmiş. “Üç büyük düşmanımız var.” demiş. Birisi cehalet, birisi zaruret yani fakirlik, birisi de ihtilaf. Aradan 115 yıl geçmiş bakın, bu üç problem aynı yerde duruyor❞
Tamamı için👇
youtu.be/3rhAeV8l9Lo?si=36lV…
Azerbaycan’daki Aliyev ve onun gibi düşünen yöneticiler..
Başörtüsüne el uzatırsanız, Siyonistlerin maşası olup inanç hürriyetine yasaklar getirmeye kalkarsanız bizim 12 Eylül ve 28 Şubat’çı yasakçıların başına gelen sizin de başınıza gelir. Bizim laikçilerin yaptıkları yanlışları yapmayın.
İlahi tokat şiddetli gelebilir. Bizden dost tavsiyesi.
Derhal bu yanlıştan dönün Laiklik, inançların gereğini yapanlara yasaklar getirmek değildir. Bu yaptığınız tarafsızlık değildir. Dinsizlik hesabına geçer…
Bangladeşte milyonlarca seveni ve takipçisi olan Dr Mizanur Rahman Azhari Sempozyum’da güzel bir konuşma yaptı. Bugünde İİKV’ye vedalaşmaya geldi…
Said Yüce retweeted
Yeni videomuz sempozyum açılışında çok beğenildi…
Hakikatin Işığında – Sinevizyon
İnsan bazen kendi ışığına öylesine güvenir ki etrafını kuşatan rahmeti göremez. Hırsın, gururun ve gafletin gölgesinde; bir kuşun sesini, bir nimetin kıymetini, yanı başındaki insanın derdini unutur.
Sonra kalbine bir hakikat dokunur. Kur’an’ın nuruyla baktığında, aynı dünyada rahmetin ve hikmetin izlerini görmeye başlar. Bir çiçek Rabbini hatırlatır; bir sofra şükre, bir insan muhabbet ve merhamete vesile olur. İman, insanın hem kendisiyle hem de bütün varlıklarla kurduğu bağı yeniden anlamlandırır.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” temasıyla hazırlanan bu kısa film, bizi kendi kalbimize ve dünyaya bakışımıza dönmeye davet ediyor. Dünyanın yaralarına çare ararken, kalbimizi de Kur’an’ın rehberliğine açmaya…
Rabbimiz, bize nimetlerini şükürle görmeyi, kullarına merhametle yaklaşmayı ve her hâlimizde O’na yönelmeyi nasip etsin.
Bakış değişirse, dünya değişir.















