Türk Milliyetçiliği duruma göre söz söyleme ve eğlenme sanatı değildir. Tarihi kökleri ve fikri esasları olan bir dünya görüşüdür.
1.Devletle özdeşleşerek milleti yutan bir siyasi iktidar tarzı ile bağdaşmaz. Böyle bir durumda milletin yanında yer alır.
2.Emperyal ve sömürgeci güçlerin siyasi ve iktisadi alan açma girişimlerinin parçası olamaz. İsrail'in kanlı emellerini koruma altına almak için ABD mahreçli Mekke antlaşması gibi.
3. Etnik ayrımcılığı esas alan bölücü ve katil zümreyi hiçbir gerekçeyle meşrulaştıramaz.
4. Milleyetçiliği ayakları altına aldığını söyleyen, tahkir ve tezyif eden Siyasi İslamcı anlayışa. özellikle Türk Milleti'nin mili esaslarına ve tarihi şahsiyetlerine saldıran, bölücüleri kutsayan ve bayraklaştıran dini desenli zübüşlere alan açamaz.
5. Türk milliyetçisi kamu yararını ve mili vicdanı esas alır. Elit zümreye rant sağlayan foncu / hırsız / arsız, milleti soyan, hukuku kişiye göre uygulan bir siyasi tatbikatın içinde olamaz.
6. Milletin kültürünü, hassaten dini inançlarını özel ve çıkar diline çeviren zümrelerin müntesibi olamaz. Menzilci, şu veya bu gibi.
7. Etnik ayrımcı katil zümresine ve rantçı ve foncu ağa dayanarak başkalarını tehdit edemez. Çünkü böyle bir tutum Z. Gökalp'ın diliyle milli ahlakla ve Türk töresi ile bağdaşmaz.
8. Şahsi çıkar ve mütahit formasıyla kendi insanını ötekileştirip, aracılar üzerinden tehdit etmez. Kendi insanını milli hiçbir vasfı olmayan sokak çapulcularının insafına terk edemez.
Ezcümle Kimin ne kadar milliyetçi olduğu öznel keyfi bir dille değil anılı esaslar üzerinden değerlendirilir. Bunun dışına düşen sözler teyö pehlivan anılarından ve masallarından ibaret malumattır.
Ara, yolunu bul.
Fon yolsuzluğu örgütü fetva birimi:
Şeye göre hoca bulunur, her türlü işe uygun fetva verilir...Hırsızlık cihat kervanına sende katıl! Temel şart: Kur'an'ı, peygamberi değil şeyhini ve hocanı dinleyeceksin...Artık seni kim tutar...Rokuku kültürünün atlısı!
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ " İki devlet, tek millet" ifadesinin ne anlama geldiğini, meseleye nasıl bakmamız gerektiğini ortaya koymaktadır.
Hamasi masallara değil bilgiye kulak vermenin tam zamanı.
Türkiye-Azerbaycan ilişkileri karşılıklı atılabilecek adımlar ile dünya büyük bir kaosa giderken düzeltilebilir.
Dünyanın ve bölgemizin yaşadığı zor süreçte kardeşliğin şartlarının yerine getirmesi her iki devletin menfaatinedir. @zaferpartisi
Milli Mücadele Haraketi'nin başından itibaren "Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletindir" diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk devletin egemenliğini, iktidarın kaynağını ve sınırlarını belirlemiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu esas üzerine kurulmuştur. Anılı esas hanedan, ruhban, kabile ve ağa düzenini reddeder. Cumhuriyetimizin 103. Yılı kutlu olsun. Türk Milleti ilelebed payıdar olsun.
Son zamanların en fazla tartışılan konusu üzerine bir panel. Farklı bakış açıları ve yorumlar. Keyifli bir program olması dileğiyle.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet'nin fikri yapısının oluşumuna önemli katkı sağlayan mütefekkir, örnek Türk Milliyetçisi Ziya Gökalp'ı rahmet ve minnetle anıyorum. Selam olsun!
Devlet gücüyle özdeşleşen yönetim, yolsuzluk ve yoksulluk üzerinden milleti yutmaya başlar ve hukuk kişi ve zümreye göre farklı uygulanırsa milliyetçi anlayış kendi gerçekliğine döner. Millet adına mücadele etmeye başlar. Sivil alanı kuşatan siyasi gücün yanında yer almaz. Türk miliyetçiliğinin temel dayanağı milli vicdan ve töredir, yani hukuktur. Bunun olmadığı ve mücadelesinin verilmediği yerde milliyetçilikten söz edilemez.
ZP Genel Başkanı Prof.Dr. Ümit Özdağ'ın çağrısı etnik ayrımcılık, din ve mezhep eksenli jeo-politik tanzim politikasının üçüncü merhalesini önlemeye yöneliktir. Butlan üzerinden CHP'nin,Terörsüz Türkiye üzerinden PKK terör örgütü ve siyasi uzantısı DEM'in yerel köklere dönüş adı altında mevcut ittifaka katılarak Anayasa'dan Türk Milleti'nin egemenliğini, milli kimliğini ve milli devleti ifade eden maddeler çıkarılacaktır. Diğer bir deyişle tanzim politikasının üçüncü merhalesi gerçekleştirilecektir. Anılan çağrı Türk Milleti'nin egemenliği ve geleceği adına yapılan çağrıdır. Geçmişte öyle oldu, böyle oldu. O bunu dedi, şu bunu dedi meselesini aşan bir çağrıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda önemli rol oynayan Türk Milliyetçilerinin üçüncü merhaleyi önlemek için siyasi ittifak oluşturmaları tarihi bir zorunluluktur.
Sorsan faiz haram, hatta Allah ve elçisine savaş ilanı olduğunu söyleyip, racon keserler.
İddiaya göre Diyanet Vakfı hayır bağışlarını fona yatırmış. Yani Diyanet Vakfı, bankacılık oynuyor.
Öyle bir süreç ki ne söylesen müşterisi var. Ne halt etsen müşterisi var. Bu kadarına pes!
FON: Üç harfli, cin işi. Çok karşık ve katmanlı vurgundur.
Okunmuş ve üfülenmiş soygun tekniği.
Dokunan ve söz söyleyen çarpılır! Mesele çok hassas! Öznesiz, dolaylı fiildir! Kesinlikle üzeri kapatılmalıdır! Söz söylemek yasaktır!!! Taş düşebilir, tarafsız hukuk! sinirlenebilir.
FONİZM ekonomik modelinin dini kaynağı:
"Hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Yoksula yedirmeğe teşvik etmiyorsunuz.
Mirası hırsla yutuyorsunuz.
Malı pek çok seviyorsunuz." (Fecr 89/17-20)
" O ki mal yığdı, onu saydı, durdu.
Malının,kendisini ebedi yaşatacağını sanıyor." (Hümeze 104/2-3)
"Dini yalanlayanı gördün mü?
İşte o öksüzü iter, kakar.
Yoksulu doyurmaya öncülük etmez." (Maun 107/1-3)
İslam'ı güç ve rant aracı gördükleri için foncular bu ayetlerden ilham almışlardır. Çünkü böyle bir soygunun başka izahı yoktur. Asıl dünyevileşme budur.
Ülkemizde ve çevremizde yaşanan hadiselerin niteliğini anlamak için Ortadoğu'dan değil ABD'den bakmak gerekir. ABD'nin "İnsan Hakları, Din hürriyeti ve demokrasi" senaryosunun içeriği anlaşılınca asıl meselenin derin petrol kuyuları ve kan sunağı olduğu görülür. Bunun için IRF: Uluslararası din hürriyeti bürosu, IRFAC : Uluslararası din hürriyeti araştırma komitesi, ISNA; Kuzey Amerika İslam toplumu, AMC: ABD Müslüman konsili ve mezhepler komitesi gibi yapılara bakmak gerekir. Bu komite ve konsillerde yer alanlar, yapılan toplantılar, alınan kararlar, yayınlanan raporlar, uluslararası ve bölgesel aktörler, verilen ödüller, özel olarak ağırlanan kişiler gibi başlıklar altında yapılacak ayrıntılı okuma hadiseleri anlamamızı sağlayacaktır. Şu an ABD+İsrail, İran savaşının temel amacı petrol kuyuları, enerji havzaları ve enerji hatlarıdır. Suudi Arabistan ve Husiler arasında yaşanan çatışma ise Şii cepheye karşı S.Arabistan, Türkiye, Pakistan ve benzeri ülkelerden Sünni cephe oluşturmaktır. Ana hedefe ulaşmak için geniş tabanlı mezhep çatışmasını tahkim etmektir. Mezhep çatışması hem bu bölgeyi hem Türk Dünyasını paramparça eder. Anılan projenin içinde Kafkasya coğrafyası, özellikle Azerbaycan yer almaktadır. Mesele kutsal mekanları korumak değil. Hergün dile getirilen barış hiç değil. Jeo-politik tanzim, dönüştürme ve bağlama politikasıdır. Din ve dini temalar ise hedefe ulaşmak için kullanılan teo-stratejik kodlardır. Başkalarına hakaret etmek yerine anılı kurumları, komiteleri ve aktörleri araştırın. Sallama, vezinsiz ve kafiyesiz hamaset dini ve milli hassasiyetin değil siyasi bağnazlığın ürettiği hastalıktır.
Salt anlamda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in başörtüsüne karşı olduğunu sanmıyorum. O, başörtüsü üzerinden tedrici olarak fon dolandırıcılığına geçişin önüne geçmek istiyordur. Saldırıya geçen tiplerin derdi başörtüsü değil anılan geçişin kırılmaya uğramasıdır. Ülkemizde fiilen yaşanan durum, amacın ne olduğunu gösteriyor. Temel amaç: Dini görüntülü sınıfa dayalı olarak serveti tekelleştirmek.
Özgürlüğün temeli ahlaktır. Din maskesi altında işlenen cürümler değerleri nasıl yaraladığını görmüyorsan İslam'dan, dinden, imandan, özgürlükten bahsetmen masaldır. Fonculara, tekelcilere, kamu malını sömürenlere sözün yoksa özgürlük teranesi numaradan öte başka bir anlam ifade etmez. Yoksa sen foncumu sun?
11 Ekim 2026 günü Bornova İlçe Teşkilatımız güzel bir program düzenledi. Bir araya geldik. Fikir alışverişinde bulunduk.
İlçe teşkilat başkanımız Birgül Özeken ve çalışma arkadaşlarını yürekten kutlarım. Hep birlikte güzel günlere Zafer'e doğru.
Fon dolandırıcıları aynı yolun yolcusu ve akraba topluluğu. Bu açık ve net. Meseleyi çarpıtmanın bir anlamı yok. Bedihi meselelerin tevili olmaz. "Dinim var ahlaklıyım" diyerek her kirli işi mübah gören ekip.
Her durumda kendisini temiz, başkasını kirli gören anlayış zaten Kur'an dilinde kirlidir.
Daha öncede ifade ettim Mekke Antlaşması İsrail+ABD projesidir. Amaç İsrail'in güvenliğini sağlamaktır.
Şii jeopolitik eksene karşı Sünni cephe oluşturma projesi mezhep eksenli çatışmayı devreye sokmaktır. Mekke adını vermenin nedeni ise akıtılacak kanı kutsallık örtüsü altında gizlemek ve meşrulaştırmaktır.
Gerisi bir varmış bir yokmuş, uyduruk gerekçe çokmuş ve hoşmuş kalıbını yansıtan masaldır.
Meseleleri Gavs ve Kutup üzerinden izah eden zümre Gavs'ın Mekke'de, Kutub'un Yemen'de yaşadığını söylerler. Bunlara göre Gavs bir tanedir. Görünen ve görünmeyen alemi idare eder. Kutup iki tanedir. Biri görünen diğeri görünmeyen alemin manevi temsilcisidir. Husiler ile S. Arabistan arasında çıkan çatışmada bunlar ne iş yapıyor. Yoksa Gavs da İsrail, ABD ve S. Arabistan ittifakını mı destekliyor? Eğer böyle ise iki kutup ne yapıyor? Madem görünen ve görünmeyen alemi idare ediyorlar, lutfen duruma bir çare!!! Yoksa Nüceba, Nükeba, Abdal, Ahyar, Evtad gibi yedek temsilciler zarar görecek...Haydi iş başına!
Ne yapalım ki itibarlı, saygın kişi olalım.
Milli ve yerli ittifakın ilmihaline göre itibarlı olmanın üç yolu var. (1) Teröristi sevmek. (2) Yakalanmamak şartıyla dolandırıcılık yapmak. Yakalanınca bende var sende var. Onda yok numarası çekmek. (3) Her gün din adına bir masal uydurmak. Meşhur şeyhler çocukken Ramazan günü iftara kadar annelerinden süt içmemişler gibi. Bu üç hususu yerine getiren her kişi fırka-ı naciye zümresine dahil olur!!! Yaşasın kötülüğün erdemi!




