Aşırı beğensen bile ve ful estetikli kızlardan daha güzel olsan bile yine böyle önüne geleni takip eden birisiyle olmaz, neden gidip ben yarışa gireyim, kimi istiyorsa gezsin, bunlar uzak durulması gereken tipler
Millet ne güzel insanlara denk geliyor, ben verdiğim borçu isteyemiyorum, isteyince de ödeyen olmuyor, millet ikram ettiği parayı istiyor, karşı taraf da ödüyor, ne güzel dünya
Abla aşkı bulmuşun, iş dediğin ne ki onu da verir Allah
Yok be öyle diyoruz o yüzden en son Belçikaya iltica etmiş biri tanışmak istemişti; sorsan kendisi merhametli, dinini bilen, ailesine bağlıydı, doğru ama fetöcüydü 😅 bu yüzden bu kriterleri sayarken ama böyle de olmasın diye bir kriter daha ekleyin
Tüm sevdiklerinizin aynı yerde toplandığı iki gün vardır.
Bu iki günden birinde siz olmayacaksınız.
O yüzden, olacağınız o güne odaklanın.
Biri evlendiğiniz gün diğeri ise öldüğünüz.
Yazını çarpıcı kısmı “erkeğin yaratılıştan gelen bir ihtiyacı…” bu da sadece Ortadoğu erkeğine yüklenen ihtiyaç demek ki, Belçika’da doğup büyüp sadece Belçikalılarla okula giden biri olarak diyebilirim ki çoğunluğu 16 yaşında edindiği sevgilisi ile evlendi ve 15. Yıllarını
This quoted post is unavailable.
Eşleri var, bilmem kacıncı ilişkilerdeler ama bunlar tiksintiyle bakılan alt tabaka, Türkiye’de hep sözde çağdaş olmaya çalışırken, nasıl her seferinde Avrupa’nın alt tabakasıyla aynı düşüncelere sahip olup öyle yaşamaya çalışıyorlar anlamıyorum.
O esnada daha geçen Belçika’da su bastığında ve insanlar evsiz kaldığında yaşandı. Sadece Tsunamiyi görmüş olman, dünyadan ne kadar bir haber olduğunu gösteriyor. Avrupa’nın göbeğinde insanlar yagmurdan su altında kalıp, evsiz kaldı!
unavailable
Bugün liseden sınıf arkadaşımın ablasıyla karşılaştım, uzun yıllar oldu ve Arthur nasıl diye sordum. Dedim ki; annemi 3 sene önce kaybettik, ardından babamı, abime zor geldi, delirdi, ben de evlendim eşim polis, mental çöküşte ve çocuğumuz da olmuyor,
Arthur de hepimize yetişmeye çalışıyor. “Sen nasılsın?” diye sordu.
Babamı kaybettiğimi söylemeye utandım, “İyiyim” demeye de dilim varmadı. Sadece hayatın adil olmadığını söyledim. Arthur iyi ve güçlü bir çocuktu. Ona selamlarımı iletip, bol bol güç ve metanet diledim.
Kuzenime (yurtdışı) bir arkadaşımı (TR) önermiştim. Kız 29 yaşında doktor, kuzenim 34 yaşındaydı. Ekleşip tanışıp konuştular sonra ilk buluşmaya küçük bir hediyeyle gitti kuzenim ve görüşmede açıkçası elektrik alamamış ama tüm hesabı ödedi, üstüne kız ikinci buluşma teklif etti.
Devam etmiş, haklısın, zor olur bence en iyisi burada kalmam o zaman, Allah gönlüne göre versin diye incitmeden konuyu tatlıya bağlamış. Sonra görüşmediler. Kızla da hala arkadaşız, hala bekar, nasip kısmet ama aradı kuzenin ne efendi birisiydi, böyle erkekler Türkiye’de yok der.
Buradaki asalak erkek yorumlarını görünce aklıma arkadaşımın eşiyle yaşadığı olay geliyor.
İlk buluşmalarında hesabı ödemek için çocuk ısrar etmiş. Arkadaşım da “Tamam, o zaman bir sonraki buluşmada ben öderim.” demiş.
Çocuk gülerek şöyle cevap vermiş:
Bir sonraki buluşma olursa ben ciddi düşünüyorum demektir. Sonraki buluşmayı bırak, hayatının geri kalanında her şeyi ben öderim! 😂❤️











