Demek Galatasaray, oyuncusuna özel çıkardığı formanın ambalajını, hediye kâğıdını bile birileri sarı torba halüsinasyonu görüyor diye altın renginde seçemeyecek; yönetimi de bu paranoyaya boyun eğecek. Vah ki ne vah.
Galatasaray Hukuk Departmanı elbette her zamanki gibi gerekeni fazlasıyla yapacaktır. Bununla birlikte, sarı torba iftirasını yayan paylaşımları bana da iletebilirsiniz. Hafta başından itibaren imkanlarım ölçüsünde ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağım.
Van Barosu Başkanı’na bir avukat olarak soruyorum: Suç olduğu iddia edilen somut fiil nedir, sarı torba hangi karededir, hangi kanun hükmü ihlal edilmiştir? Baro başkanlığı makamı, dayanaksız suç isnatlarına borazanlık yapmak için kullanılır mı?
Bu hesaptan gerçekleştirilen “sarı torba” paylaşımı, sıradan bir futbol göndermesi olarak geçiştirilemez!
Ölümü, şiddeti ve toplumsal hafızadaki derin acıları çağrıştıran bu sembolün kullanılması, nefret söylemini ve şiddeti normalleştiren kabul edilemez bir tutumdur.
Spor, ırkçılığın, ayrımcılığın ve nefretin değil; barışın, kardeşliğin ve bir arada yaşamın alanıdır.
Bu paylaşım derhâl kaldırılmalı, kamuoyundan özür dilenmeli; sorumlular hakkında adli soruşturma başlatılarak suç teşkil eden fiilin failleri yargı önünde hesap vermelidir.
Nefret ve şiddet söylemi cezasız bırakılamaz!
Galatasaray’ın Barış Alper Yılmaz koleksiyonunun tanıtımından bile mağduriyet devşirecek kadar zavallısınız. Sarı torba diye ağladığınız da kraft kâğıdı. Cehaletinizden utanmak yerine bir de iftiraya sarılıyorsunuz. Milletimizi kışkırtma hevesinize Galatasaray’ı malzeme etmeyin.
This quoted post is unavailable.
Başvurum üzerine verilen karar tarafıma tebliğ edildi. Savcılık, S.A.Ç. isimli şahsın açıklamalarını 6222 sayılı Kanun kapsamında kabahat olarak nitelendirerek dosyanın İdari Yaptırım Bürosuna gönderilmesine karar vermiştir. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğim.
Hayırdır lan, Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyet’in en güzide şehrinde, adını haykırmamıza kaş göz oynatıyorsunuz? Babamızdan duyduk, evlatlarımıza miras bırakacağız: Mustafa Kemal’in askerleriyiz! Maçası yiyen sustursun.
Amedspor taraftarının ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ tezahüratına tepkisi.
#galatasaray #amedspor #ramspark
Av. Fatih Aybars Hakan retweeted
Galatasaray futbol yapılanmasının önümüzdeki bir yıl içindeki en kritik işinin, Aleksey Andreyeviç Batrakov’un sözleşmesini yenileyerek serbest kalma bedelini kaldırmak ya da ciddi ölçüde yükseltmek olduğu kanaatindeyim.
Av. Fatih Aybars Hakan retweeted
Galatasaray taraftarlarından Rams Park’ta hep bir ağızdan “Mustafa Kemal’in askerleriyiz!” tezahüratı.
Bu ve önümüzdeki sezon, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde kazandığı her maç, geçtiği her tur, 2029 Kulüpler Dünya Kupası’na katılma ihtimalini güçlendirecek. Sportif prestiji ve ekonomik getirisiyle kulübün geleceğini değiştirebilecek bu fırsatın büyüklüğü yeterince konuşulmuyor.
Av. Fatih Aybars Hakan retweeted
Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Galatasaray hayaleti. Avrupa'nın tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürgün avı için ittifak halindeler, Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polisleri.
Dün aklınız sıra dalga geçmeye kalktınız. Bu gece dalganın büyüğüyle Sami Yen’de tanışınca hem sesiniz hem nefesiniz kesildi. Haydi bakalım @VfB, şimdi pılınızı pırtınızı toplayın, yallah köyünüze.
Benim itirazım, kulübün ekonomik yükünün neredeyse bütünüyle taraftarın sırtına yıkılmasına. Bayern Münih, Dortmund, Liverpool yıldızlarla dolu kadrolar kurarken dar gelirli taraftarına tribünde yer açabiliyor. Biz ise Türkiye'nin ekonomik şartlarında Avrupa'nın en pahalı biletlerinden bahsediyoruz. Gelir yaratamadığın her noktada faturayı taraftara kesiyorsan buna ekonomi yönetimi değil, - haydi kibar olalım - düpedüz kolaycılık denir. Bilet fiyatını yükseltmeyi herkes bilir, marifet başka yerden para kazanabilmekte değil mi?
Üstelik bu işin çok daha vahim bir tarafı var. Galatasaray'ın Avrupa'daki en büyük rekabet silahlarından biri belki de birincisi, rakibi boğan, futbolcusunun ayağını titreten Ali Sami Yen tribünleridir. Sen bu kültürü yaratan adamları gelir üretmedeki başarısızlığın sebebiyle dışarıda bırakıp tribünü pahalı, lüks bir eğlence mekanına çeviriyorsun böyle yaparak.
Konuşmayalım diyorum ama geçen hafta Fenerbahçe maçında daha 20. dakikada gol gelmedi diye küfür edip takıma küsen onlarca insan gördüm. Adam 30 bin lira vermiş, kendince parasının karşılığını bekliyor. Rakibi ıslıklaması gereken tribün kendi futbolcusuna homurdanıyor. Ali Sami Yen'i cehennem yapan, takım geriye düştüğünde sesini daha da yükselten adamlardır. O kültürü milyonlarca avroya yeniden satın alamazsın, mümkün değil.
Velhasıl, mesele de yalnızca asgari ücretli Galatasaraylının Osimhen'i izlemesi değil, Osimhen'in de o bilindik Galatasaray taraftarının önünde oynayabilmesi.
Bir yandan rekabet avantajı yaratmak için milyonlarca avro harcayıp diğer yandan zaten sahip olduğun en büyük avantajı güya üç kuruş fazla hasılat ümidiyle aşındırıyorsan, ortada ciddi bir yönetim aklı sorunu vardır. Tüm giderleri taraftarın sırtına semer gibi vurmakla kulübe değer kazandırmak aynı şeyler değil. Aradaki farkı bilmek için de büyük spor ekonomisti olmaya gerek yok.
Beşinci şampiyonluğuna yürüyen G.Saray’ın Şampiyonlar Ligi maçında tribünlerin dolmaması elbette düşündürücü. Fakat kombine sahibi biri olarak söylüyorum: Fiyatlar memleketin ekonomik gerçeklerinden kopmuş durumda. Taraftarın cebini yok sayıp sonra boş tribünlere şaşıramazsınız.
Bu gece, elçin Hz. Muhammed’in müjdelediği İstanbul’da boynumuzu küffara eğdirme Allah’ım. Ali Sami Yen’de evlatlarımızın yüreğine ateş, ayaklarına kuvvet ver. Türk’ün başını dik tut; Galatasaray için dökülen teri, edilen duaları zaferle taçlandır. Amin!
Rusya’nın üye olması, Rus futbolculara Türkiye’de otomatik olarak yerli statüsü kazandırmaz. Zaten mutabakat da Türk devletleri arasında öngörülüyor. Ancak, TFF talimatı henüz ortada yok. Kapsam genişletilirse bugün kapalı görünen kapı açılabilir.
Okan Buruk’un G.Saray tarihinin en büyük beş efsanesinden biri olduğunu inkar etmek artık yalnızca futbol cahilliğiyle açıklanamaz. Bunun için başarıya kör edecek kadar köklü saplantılar, yılların kuyruk acısı ve aklı esir alan saçma sapan kulüp içi siyaset bagajları gerekir.










