•Biz olayı da içindekileri de öğrendik. •Bakalım nasıl bir sahne oynanacak 🎬
•Tüm mağdurlar ve aileleri sizi izliyor. •Paraları örgütlü hırsızlardan alın.
•Stopajları mağdurlara verin.
#KavciogluSavciyaCevapver #AnaParaGelmedenOyYok #FonZedeDostuSavciSayan
Hırsızların isimlerini saklayan, hırsızların götürdüğü parayı hala geri alamayan bir hükümetimiz var.
Halkını mağdur etmeyi bırak, çalınan paraları getir.
#Hazinedenödehırsızdanal
Korkunç iddialar var. Ülke esir düşmüş olsa bu kadarı olurdu. Nerdesiniz ey kontrollü muhalefet ? Yatırımcılar devlet kontrolünde soyulmuş haberiniz var mı? Niye sesiniz çıkmıyor ? Kontrollü olduğunuz için mi ?
#Anayasa125Uygulansın #AnaParaGelmedenOyYok
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre TERA ve PUSULA fonlarından 1-16 Eylül arası 440 kişi, 401 milyar lira çekerek paralarını kurtardı.
Asıl mevzu burada arkadaşlar.
#BosTencereiktidarDevirir
#FeyzullahVeServerSirada
#TamAnaParaHemenYoksaistifa
Can retweeted
Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "rüşvet” suçlarından gözaltına alındı.
Peki Enes Ergün Genel Müdür iken;
* Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Salih Tanrıkulu (DDK başkanı),
* Yönetim Kurulu üyesi Hakkı Susmaz (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri),
* Yönetim Kurulu üyesi Burhanettin Duran (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri)..
Suç örgütü üyesi olduğu iddia edilen Genel Müdür’le birlikte alınan Yönetim Kurulu kararlarına imza atmamışlar mı?
Onlar da örgütlü suça ortak mı, yoksa onlar “Kandırıldık, Allah Affetsin” tarafına mı alınmışlar?
Hele hele birisi, Salih Tanrıkulu, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı sıfatıyla, genel müdürü örgüt üyesi isnadıyla gözaltına alınan Borsa İstanbul’un, kendisinin de imzası bulunan iş ve işlemlerini denetlemekle görevli şimdi, öyle mi?
Bin yıllık devlet geleneği olan memleketi düşürdüğünüz durum budur!
Binanın bile mağdurların parasını ödemiş. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti binancedan küçük değildir.
#BosTencereiktidarDevirir
#FeyzullahVeServerSirada #TamAnaParaHemenYoksaistifa
Bütün fonlara anapara + enflasyon farkı bi zahmet artık verilsin. Bu kadar dolandırıcılığın içerisinde bi zahmet de stopaj almayın 😂. Bu kadar kötü yönetim ve muhalefet mi olur bir ülkede.
#AkinGurlekiddiaArastirin #JRCEurasiaArastirilsin #TamAnaParayaOYUMUZ
Muhalefet nerdesin muhalefet ??? Uyuyor musun muhalefet ?
#AkinGurlekiddiaArastirin #JRCEurasiaArastirilsin #TamAnaParayaOYUMUZ
Tam anlamıyla felaket. Arkadaşlar durum çok vahim.
#AkinGurlekiddiaArastirin #JRCEurasiaArastirilsin #TamAnaParayaOYUMUZ
Tüm sorunlar birikiyor, erteleniyor, çözülmüyor gibi geliyor.
Sanki savruluyormuşuz gibi geliyor.
Sanki bizi yöneten bir hükümet yokmuş gibi geliyor.
#AraÖdemeFiyaskosu
#dilencideğiliz250binnedir
#FonzedeKANDIRILDI
Kontrollü muhalefet olunca halkın hakkı da gasp ediliyor.
#AraÖdemeFiyaskosu
#dilencideğiliz250binnedir
#FonzedeKANDIRILDI
Bİ ZAHMET ÖRGÜTLÜ DOLANDIRICILIK OLAN BİR YERDE STOPAJLARI İADE EDİN!
Parayı çalanların kimler olduğunu bildiğinizi biliyoruz. Bu parayı getirtmezseniz siz de bu organizasyona ortaksınız demektir.
#FonzedeKANDIRILDI
#araödemefiyaskosu
#dilencideğiliz250binnedir
Parayı kaçıranlar belli, tüm isimler yetkililerin elinde. Parayı almak için neyi bekliyorsunuz?
#AnaParaYaDaHemenSecim #ErisahAricanHesapVakti #iadeYapmayacakDahaDogmadi
Devlet kurumları içerisindeki örgütlenmiş yapı tarafından kurumların görevini yapmaması nedeniyle vatandaş dolandırılmıştır. Halkın sabrı gitgide azalmaktadır. Anapara + enflasyon bedeli ödenmelidir
#JCRAvrasyaErisahArican
#AnaParamiziSokaktaBulmadik
#BizeAnaParaYokSizeHuzurYok
Can retweeted
İnsanların geleceğini ömürlük birikimlerini gözünüzün önünde almışlar. Bu mağduriyetler bir önce bitirilmelidir.
#YaAnaParaYaErkenSecim
@RTErdogan
@Akparti
@ekonomiisleri
@oktay_saral
@_cevdetyilmaz
@iletisim
@tcbestepe
@abakingurlek
@tcbestepe
@cuneytozdemir
@memetsimsek
@abdulkdir_selvi
@samiltayyar27
@avabdullahguler
Devlet kurumlarının ihmal ve suistimali yüzünden Türkiye cumhuriyeti vatandaşları organize bir çete tarafından dolandırılmıştır.
#AnaParaYoksaHuzurYok
1 Milyon TL'ye kadar ara ödemeler 125 Mr TL imiş.
Toplam Anapara 300-350 Mr TL ancadır.
Devlet, dolandırıcılık olan yerde stopajları iade etsin.
Devlet kurumlarinda ki İhmal ve bazı hırsızların işbirliği ile dolandırıldık.
#1milyonçözümdeğil
Can retweeted
TP2 VE PBLK YATIRIMCILARININ HUKUKİ MÜCADELESİNDE YOL HARİTASI:
Normal şartlarda bireysel soruları yanıtlayamadığımı belirtmiştim. Ancak bu konuda çok fazla soru gelmesi nedeniyle, aynı durumu yaşayan tüm fon mağdurlarına rehberlik etmesi amacıyla kapsamlı bir açıklama yapma kararı aldım:
Eylül 2026’da başlayan fon krizinde, TP2 ve PBLK yatırımcılarının karşı karşıya kaldığı bu süreçte, avukatlar arasında sıklıkla dile getirilen "alacak davasının tahsil kabiliyeti olmadığı" ve "tam yargı davasının masraflı/uzun sürdüğü" yönündeki tespitlere ilişkin değerlendirmelerimi 5 MADDE HALİNDE İzah edeceğim:
1) İleri Sürüldüğü Gibi Portföy Yönetim Şirketlerinin (PYS) Kasasının Boş Olması Nedeniyle Onlara Açılacak Alacak Davasının Tahsil Kabiliyeti Yok Denecek Kadar Düşüktür.
2) EN GÜÇLÜ SİLAH: Saklayıcı Bankalara Karşı Tazminat Davasıdır
PYŞ’lerin tahsil kabiliyeti olmaması, paranızı alamayacağınız anlamına gelmez. Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SerPK) 56. maddesi uyarınca, Portföy Saklayıcısı olan bankalar sadece pasif birer emanetçi değildir; fon varlıklarını koruma ve PYŞ işlemlerinin hukuka uygunluğunu kontrol etme ("gözetim ödevi") yükümlülükleri vardır.
Gerekçe: Saklayıcı bankalar, kâğıt üzerindeki fiktif değer artışlarına, usulsüz fiyatlamalara ve içeriden bilgi alanların (insider) usulsüz işlemlerine göz yumarak yasal gözetim ödevlerini ağır şekilde ihlal etmişlerdir.
· Çözüm: Zararın doğduğu dönemde "kusurlu" olan saklayıcı bankaya karşı doğrudan müteselsil sorumluluk temelinde tazminat davası açılmalıdır. Bankaların likidite ve tahsilat problemi olmadığı için bu davanın tahsil kabiliyeti çok yüksektir.
· Kritik Husus: Davayı açarken, şu an kanun gereği fonu tasfiye eden "tasfiye yürütücüsü banka" ile kriz döneminde kusuru olan "saklayıcı bankayı" birbirine karıştırmamak gerekir. Husumetin tasfiye öncesi dönemdeki saklayıcı bankaya yöneltilmesi şarttır.
3) İKİNCİ GÜÇLÜ SORUMLU: Bağımsız Dış Denetim Şirketleri
Fon krizinde gözden kaçan bir diğer finansal güç, fonların hesaplarını denetleyen bağımsız dış denetim şirketleridir.
· Gerekçe: Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 554 ve Sermaye Piyasası Kanunu m. 63 uyarınca, fonlardaki devasa balonları, hayali şişmeleri görmeyen veya "bilinçli körlükle" görmezden gelerek hatalı olumlu görüş raporu veren bağımsız denetçiler, yatırımcının zararından şahsen ve müteselsilen sorumludur.
· Yol Haritası: Tıpkı saklayıcı bankalar gibi, bu denetim firmalarının da finansal kapasiteleri ve sorumluluk sigortaları yüksektir. Açılacak tazminat davasına bu şirketler ve sigorta şirketleri de dahil edilmelidir. Sigorta Şirketlerinin sorumluluğu konusunda yazdığım makale bugün yayımlanacak yayımlanmasının akabinde Sosyal Medya Hesabımdan paylaşacağım.
Kısaca Ticaret mahkemesinde açacağınız tazminat davasında hem portföy yönetim şirketlerini/fon ortaklarını, hem Saklayıcı Bankaları hem de dış denetim şirketleri ve onun sorumluğunu üstlenen sigorta şirketlerini davalı gösterebilirsiniz. Açılacak bu tek davada mahkeme kusur oranlarına göre karar verecektir.
4. TEFAS TALİMATLARI "FON BORCU" NİTELİĞİNDEDİR
Eğer kriz sürecinde TEFAS üzerinden satış talimatı verdiyseniz ve bu talimatlar işlemlerin durdurulması ya da aracı kurum temerrüdü gibi nedenlerle gerçekleşmediyse, bu durum haklarınızı ortadan kaldırmaz.
· Girişini yaptığınız ancak iptal edilen/bekletilen bu satış talimatlarından doğan alacaklar, tasfiye sürecinde adi bir alacak değil, doğrudan "fon borcu" olarak öncelikli ve ivedi şekilde ödenmek zorundadır. Davalarınızda bu önceliği ve hakkı mutlaka vurgulamanız gerekir.
Bu hakkı ortadan kaldırdığı ileri sürülen Tasfiye Kanunu Anayasa’ya aykırıdır. Zira kanunlar geriye yürümez. Bu konuda da yakında ayrıntılı bir değerlendirmemi sosyal medyada paylaşacağım.
5) SPK’YA KARŞI TAM YARGI DAVASI
SPK’nın hukuki sorumluluğu basit bir gözetim hatası değil, ağır bir hizmet kusuru ve anayasal görev ihmalidir. Bu konuda daha önceden yayımlanmış makalelerimde değindiğim gerekçeler aşağıdaki gibidir:
- Rapor Talebine Rağmen Eylemsizlik (Hizmet Kusurunun İspatı)
SPK nın kusurlu olduğunu en net tespit ve gerekçesi, SPK'nın kriz öncesinde adli merciler ve ekonomi yönetimi tarafından uyarılmasına rağmen hareketsiz kalmasıdır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın krizden tam bir yıl önce şüphe üzerine SPK'dan rapor talep etmesine ve Maliye Bakanı’nın manipülasyon şüphesini açıkça belirtmesine rağmen, SPK SerPK m. 115’de kendisine tanına yasal ihbar tekel yetkilerini kullanmayarak süreci eylemsizlikle geçiştirmiştir. Bu durum, idare hukukundaki "hizmetin kötü işlemesi ve geç işlemesi" tanımına tam olarak uyan ve Danıştay emsal içtihatlarıyla da desteklenen ağır bir hizmet kusurudur. Kurumun bu tekel yetkisinin gereğini yapmayarak eylemsiz kalması, fonlardaki hayali şişmeye ve neticesinde TP2/PBLK fonlarında milyarlarca liralık batığa yol açmıştır.
-Masum Yatırımcı Aleyhine Bilgi Asimetrisi Yaratılması (Insider Trading)
SPK’nın usulsüzlükleri tespit etmesine rağmen zamanında müdahale etmeyip fonları açık tutması, piyasada devasa bir bilgi asimetrisine yol açmıştır. Makalemizde belirttiğimiz üzere "içeriden bilgi alanlar (insider)" ve aracı kurum aktörleri fon patlamadan önce varlıklarını güvenli alana kaçırırken, piyasadaki manipülasyonlardan habersiz olan masum yatırımcılar fonların içinde hapsedilmiştir. SPK, zamanında adil bir denetim ve durdurma mekanizması işletmeyerek masum yatırımcının cezalandırılmasına zemin hazırlamıştır.
6) TAM YARGI DAVASINDA DAHA AZ MASRAF ÖDEMENİN YOLU
İdari yargıda tam yargı davasının (tazminat davasının) kısmi dava olarak açılamaması ve yüksek zararlarda harç maliyetinin fazla olması nedeniyle, yargılama masraflarını ve riskleri düşürmek için başvurabileceğiniz en etkili yol İYUK m.16/4’de öngörülen mekanizmasını stratejik olarak kullanmaktır.
Özel hukuktaki gibi bir "kısmi dava" olmasa da, idari yargıda harç yükünü başlangıçta minimumda tutmanın ve davayı kaybetme halinde karşı tarafa ödenecek vekalet ücreti riskini düşürmenin formülü şudur:
Tam yargı davasını açarken, dilekçenizde net olarak hesaplayamadığınız veya idarenin kusur oranının belirsiz olduğu durumlarda, zararın şimdilik tespit edilebilen sembolik veya düşük bir kısmını (örneğin 10.000 TL) talep edebilirsiniz.
Nasıl İşler? Dava açarken sadece bu düşük miktar üzerinden nispi harç ödersiniz. Mahkeme sürecinde (özellikle bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra) gerçek zarar miktarı netleştiğinde, İYUK'un 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca nihai karardan önce bir defaya mahsus olmak üzere dilekçe verip ek harcı yatırarak talep ettiğiniz miktarı gerçek zarara yükseltebilirsiniz.
Adli Yardım Talepli Dava Açmak
Fon krizi nedeniyle ciddi bir finansal çöküş yaşadıysanız ve dava harçlarını (düşük miktardan dahi olsa) ödemekte zorlanıyorsanız, dava dilekçesinde adli yardım talep edebilirsiniz.
Replying to @raufkarasu
Rauf hocam, bu işi en iyi bilen sizsiniz. Sadece PPF ler için bir yol haritası çizermisiniz.
Bir tp2/pblk olarak; avukatların burada görüşlerine baktığımda 2 dava açılabilir görünüyor.
Özel hukuk alanında alacak davası ve idari hukuk alanında tam yargı davası.
Tp2/Pblk'lı olarak, alacak davası kazanılabilir, ama bişey alınamaz, tahsil kabiliyeti yok görüşü hakim.
Tüm yargı davası ise, harç vs nedeniyle masraflı ve uzun sürer görüntüsü var. Bir de süre sorunu var; son tarih 16.11.2026...
Sizce, tp2/pblk'lılar için izlenecek yol ne olmalı.... Tşk.





