Pinned Tweet
Camii’lerde okunan Dua ve Tekbir seslerinden rahatsız olup, alkış tutanlar büyük şerefsizdir. Zerre kadar şerefleri varsa vasiyet etsinler leşlerini hocalar yıkamasın,cenaze namazlarını hocalar kıldırmasın ve kimliklerimden müslüman ibaresini kaldırsınlar..
Altan retweeted
Biz Ayasofya'da ya da Kariye'de hiçbir mozaike zarar vermedik, kazımadık. Sadece üstünü ince bir sıva ile kapattık. Günümüzde Ayasofya'da o muhteşem eserleri hala görebilirsiniz.
Peki Yunan ne yapmış, buyurun görün!
Altan retweeted
Hz İsa’nın mucizelerinden. Celile’de Cana köyünde suyu şaraba çevirmesi. Kariye mozaiklerinden
Altan retweeted
Hayko Cepkin, AHBAP soruşturması kapsamında ifade vermek üzere İstanbul'a yola çıktı.
"30 yıldır ilmek ilmek, taksit taksit kurduğum itibarımı peşin peşin kimseye harcatmayacak kadar zeki bir adamım."
Altan retweeted
Yıldırım Bayezid hiç yenilmemişti. Niğbolu'da bütün Avrupa'nın Haçlı ordusunu bir günde dağıtmış, İstanbul'un surları altına ordu dikmiş, şehri düşmesine bir nefes kadar yaklaştırmıştı. Sonra bir öğleden sonra Çubuk Ovası'na girdi ve devletini neredeyse kaybederek çıktı. Onu yenen bir kılıç değildi. Bir kuru dereydi.
Timur savaşı silahla değil akılla kazandı. Ankara'nın önünde Bayezid'in kendi kazdığı kuyulara yerleşti, Çubuk deresini çevirdi, ovayı kuruttu. Bayezid'in ordusu kavurucu sıcakta susuz savaşa girdi, karşısında ise gölgede dinlenmiş, suyunu içmiş bir ordu vardı. Sonra asıl darbe geldi: yutulan beyliklerin sancakları düşman saflarında açılınca, Bayezid'in Anadolu sipahileri kendi eski beylerinin rengini gördü ve savaşın tam ortasında atlarını çevirdi. Ordu içeriden çözüldü.
Ve o dağılmanın içinde Yıldırım'ın yanından ayrılmayan tek büyük birlik, bir Sırp'ındı. Babasını Kosova'da Osmanlı'ya kaptırmış olan Stefan Lazariç, kendi kanından olanlar dönerken kalan tek kişiydi. Bu uzun yayında Sivas'ın kıvılcımından esaret efsanesine, o meşhur demir kafesin gerçeğinden Fetret Devri'ne, İstanbul'un fethinin nasıl elli bir yıl ertelendiğine kadar bütün hikâyeyi tek omurgada anlatıyoruz. Kapanışta üç soruyla bitiriyoruz: Yıldırım Ankara'yı neden kaybetti.
Bir devlet dışarıdan yıkılamadı; en zayıf anında kendi içinden toparlandı. İki dev de aynı bedeli ödedi: kazanan da, kaybeden de sonunda kendi evlatlarının elinde dağıldı.
📻 Radyo tiyatrosu formatında tarihsel anlatım. Börü TV, Tarih Parodi Radyosu.
Altan retweeted
Bizans'ın hazine bakanı olan Teodoros Metokhides 1316-1321 yılları arasında yenilettiği ve bazı eklemeler yaptığı Kariye Kilisesi'nin maketini Hz. İsa'ya takdim ederken. Metokhides son dönem Bizans sanatının günümüze gelen en nitelikli örneklerinde birine imza attığının ne kadar farkındaydı bilmiyorum. Mozaik yapının naos denilen ana mekanın hemen girişinde.
Altan retweeted
Bir zamanlar eş dostumla Çorlulu Ali Paşa medresesinde buluşurdum. Önce Bayezid meydanındaki kitap sergileri gezilir, sonra çınar altındaki paracılara bakılır, oradan Sahaflar Çarşısındaki eş dosta uğranır sonunda burada soluklanırdım. Paşa'nın kesik başı medresenin girişinde sağ tarafta yer alan kallavi başlıklı mezarının içinde Bedeni ise Midilli'de
Altan retweeted
Sultanahmet meydanındaki dikilitaşın kaidesi çoğu zaman dikkat çekmez. Burada Latince yazıtta anıt kendi ağzından konuşmakta, kaç günde nasıl dikildiğini anlatmaktadır: "Önceleri direnmiştim fakat yüce efendimizin emrine itaat ederek ezilen tiranlar üzerinde zafer çelengini taşımam için gerekli her şey Theodosius ve onun kesintisiz devam eden sülalesine boyun eğdi, bana da galebe çalındı. Proklos'un idaresinde 30 günde dikilmeye mecbur edildim."
Grekçe kitabede ise "Devamlı yerde yatan dört taşı dikme cesaretini ancak İmparator Theodosius gösterebildi, yardıma Proklos'u çağırdı ve böylece 32 günde taş dikilebildi" yazmaktadır.
Altan retweeted
Şehzâdebaşı Camii minare kaidesi
Bitkiler taşları patlatmaya başlamış. Senelerdir böyle. Alâkalanan yok...
Altan retweeted
Sultanahmet Dikilitaş'ın kaidesinde ağırlıklı olarak Maviler ve Yeşiller'in olduğu, ama kırmızı ve beyazların da zaman zaman katıldığı araba yarışlarını gösteren kabartmalar.
Altan retweeted
Nuruosmaniye Camii, İstanbul'da inşa edilmiş ilk barok özellikli camidir. Çemberlitaş semtinde, Kapalıçarşı girişinde yer alır. 1748-1755 yıllarında inşa edilmiştir.
































