Pinned Tweet
Atamızın muhafız kıtası komutanı,Balkan Savaşları, Kafkas Cephesi,Dumlupınar ve Sakarya Savaşı Kahramanı,Giresun’un onuru Topal Osman Ağa’nın iade-i itibarı için kanun teklifinde bulunmuştum.Konunun Meclis Genel Kurulunda görüşülmesi için talebi imzaladım.100 yıllık zulüm bitsin!
Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını, ülkemizin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatleri açısından önemli buluyorum.
Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını koruması, millî menfaatlerimizin ve dış politikadaki sürekliliğin bir gereğidir.
Mutabakatı geçersiz ilan eden açıklamanızı doğru bulmuyor ve kabul etmiyorum. Türkiye’nin ve Libya’nın haklarını göz ardı eden, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tezleriyle örtüşen bu yaklaşımı taraflı buluyorum.
Deniz yetki alanlarına ilişkin meseleler, siyasi ön kabullerle değil; uluslararası hukuk, hakkaniyet ve ilgili ülkelerin meşru hakları çerçevesinde ele alınmalıdır.
Siyasi görüşlerimiz farklı olsa da Türkiye’nin millî menfaatlerini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Doğu Akdeniz’de kalıcı barış ve istikrarın yolu, tek taraflı değerlendirmelerden değil; karşılıklı saygı, diyalog ve hakkaniyetten geçmelidir.
We deeply regret the ratification today by the Libyan Parliament of the so-called Libyan-Türkiye Memorandum of Understanding on the delimitation of maritime jurisdictions in the Mediterranean Sea.
We recall that the EU’s position on this matter was clearly stated by the European Council in 2019 and remains unchanged.
This agreement infringes upon the sovereign rights of third states, it does not comply with the Law of the Sea, and is null and void.
We reaffirm our solidarity with Greece and Cyprus.
We reiterate the EU's well known position against any outside interference in Libya.
Vatandaşlarımızın burakakburak.com üzerinden ilettiği her talebi önemsiyor, dile getirilen sorunları titizlikle değerlendiriyoruz.
Bize ulaşan başvurulardan biri de ormanlık alanların imara açılmasıyla ilgiliydi.
Bir vatandaşımız, yaşadığı bölgedeki ormanların geleceğine ilişkin endişelerini paylaşarak konunun araştırılmasını ve gerekli girişimlerde bulunulmasını istedi.
Konu yalnızca imar düzenlemesiyle sınırlı değil. Doğal yaşamın devamlılığını ve gelecek nesillere nasıl bir İstanbul bırakacağımızı da ilgilendiriyor.
Vatandaşımızın talebini değerlendirmeye aldık. İlgili kurumlar nezdinde gerekli girişimlerde bulunarak planlanan düzenlemelerin gerekçelerini, kamu yararına uygunluğunu ve çevre üzerindeki olası etkilerini araştıracağız.
Bizim için önemli olan yalnızca vatandaşlarımızın sorunlarını dinlemek değil, çözüm için harekete geçmek ve sonuç almak.
burakakburak.com'u da tam olarak bu anlayışla hayata geçirdik.
Ormanlarımızın korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakılması adına sürecin takipçisi olacağım.
#istanbul #Yarınabırakmayalım #Akburakcozer
Konya-Akşehir kurucu gençlik kolları başkanımız İbrahim Aktaş’ın elim bir olayda vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrendim.
Kardeşimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve camiamıza sabırlar dilerim.
Hizmet, milletimizin derdini kendi derdi bilmekle başlar.
Mahallesinin, köyünün her sokağını bilen, hemşehrisinin sesine kulak veren, sorunların çözümü için kapı kapı dolaşan muhtarlarımız, milletimize hizmet anlayışımızın sahadaki en güçlü temsilcileridir.
Milletin gönlüne dokunan, yaşadığı yere değer katan tüm muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutluyor, emekleri için teşekkür ediyorum.
#MuhtarlarGünü
HASTA AVRUPA
1853’te Rus Çarı I. Nikolay’ın, İngiltere Büyükelçisi Lord Seymour’la görüşmesinde Osmanlı’yı “Avrupa’nın Hasta Adamı ” olarak nitelendirdiği aktarılır.
Bugün Avrupa’nın bazı şehirlerinde gelir adaletsizliği, hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki sorunlar sokaklara taşıyor. Protestolar, şiddet ve yağma görüntüleri kıtanın derinleşen toplumsal gerilimlerini gözler önüne seriyor.
Bir zamanlar Osmanlı’nın zayıflığını tartışan Avrupa, bugün kendi kırılganlıklarıyla yüzleşiyor.
Tarih tekerrür etmese de ironisini koruyor.
Dün “Hasta Adam” Osmanlı’ydı, bugün artık görünüyor ki Avrupa artık Hasta …
#HastaAvrupa
Burak Akburak retweeted
Sınıfsal eşitsizliklere karşı kurumsal bir mücadele, insan onurunu gözeten kadim bir miras…
Vakfımızın kuruluş iradesine yön veren temel değerler ve yol haritamız için Kurucu Başkanımız Sayın Meral Akşener’in mesajı 👇🏼
Kıymetli Genel Başkanım,
2017 yılında siyasette bir çığır açarak benim gibi pek çok genç siyasetçiye alan açtınız, yol gösterdiniz. Bunun kıymetini bilenler için ne kadar büyük bir anlam taşıdığını anlatmaya gerek yok.
Şimdi de sivil toplum alanına yeni bir soluk getirerek binlerce insana umut olmaya hazırlanıyorsunuz. Türkiye’nin dört bir yanında kadınların yanında bir güç, gençlerin omzunda şefkatli bir el, geçim mücadelesi veren emeklilerimizin sofrasında bir kaşık aş olacaksınız.
Bir kez daha bir şey değişecek, belki de çok şey değişecek. Çünkü bazen bir insanın hayatına dokunmak, bir toplumun geleceğini değiştirmek demektir.
Meral Akşener Vakfı’nın bir gönüllüsü olarak, dün olduğu gibi bugün de yarın da her daim yanınızdayım.
İyi ki varsınız, kıymetli Genel Başkanım. 🇹🇷
“Üstünlük vatandaştadır, millettedir.”
Merhum Süleyman Demirel, demokrasinin özünü yıllar önce bu sözlerle anlatmıştı.
Milletin emaneti, milletin hakkıdır. Kamu malına ve vatandaşın hakkına uzanan her el için hukuk işletilmeli, sonuna kadar gidilmeli ve gereken hesap sorulmalıdır.
Çünkü demokraside millet yalnızca söz sahibi değil, aynı zamanda hakkın ve hukukun gerçek sahibidir.
Merhum Cumhurbaşkanımız Sn.Süleyman Demirel’i saygı ve rahmetle anıyorum.
Roma’da Avrupa Parlamentoları Meclis Başkanları Toplantısı’nın kapanış oturumunda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Temsilcisi Türkiye’yi Kıbrıs’ta işgalcilikle suçlayarak Avrupa Konseyi başkanlarını ülkemize müdahaleye çağırması kabul edilemez bir hadsizliktir.
TBMM Başkanımız Sayın @NumanKurtulmus , bu küstahça söylemlere gereken cevabı vererek Türkiye’nin haklı duruşunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koymuştur.
Türkiye, kimsenin siyasi hesaplarına ve dayatmalarına boyun eğmez. Bu konu iktidar ve muhalefetin ortak milli duruşudur.Türkiye ,Kıbrıs Türkü’nün haklarını ve Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaya kararlılıkla devam edecektir.
TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’un başkanlığında; Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Marinko Čavara, Kuzey Makedonya Meclis Başkanı Afrim Gashi, İtalya Senatosu Başkanı Ignazio La Russa ve Kanada Avam Kamarası Başkanı Francis Scarpaleggia ile ikili görüşmeler kapsamında bir araya geldik.
Görüşmelerimizde, ülkelerimiz arasındaki parlamenter ilişkilerin geliştirilmesi ve karşılıklı iş birliğinin güçlendirilmesi üzerine değerlendirmelerde bulunduk.
Roma’da düzenlenen Avrupa Parlamentoları Meclis Başkanları Toplantısı’nın açılış törenine, TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş ile birlikte katılım sağladık.
Elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden Üsküdar Belediye başkanvekili Dündar Ziya Gültekin ‘e Allah’tan rahmet, sevenlerine ve ailesine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.
İstanbul’da etkili olan sağanak yağıştan olumsuz etkilenen tüm hemşehrilerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Önceliğimiz, vatandaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması ve yaşanabilecek mağduriyetlerin önlenmesidir.
İlgili kurumlarımızın gerekli tedbirleri alması ve çalışmalarını koordinasyon içerisinde sürdürmesi büyük önem taşıyor. Hemşehrilerimizden de yetkili kurumların uyarılarını dikkate almalarını, özellikle riskli bölgelerde dikkatli ve tedbirli olmalarını rica ediyorum.
Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun.
TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’un başkanlığındaki heyetle birlikte, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı’na katılmak üzere Roma’dayız.
Demokrasiye yönelik tehditler, yapay zekanın çalışma hayatına etkileri ve uluslararası krizlerde parlamentoların rolü konferansın ana gündeminde.
Küresel sorunların giderek karmaşıklaştığı bir dünyada, ülkeler arası diyalog ve parlamenter iş birliği her zamankinden daha önemli.
Çünkü ortak sorunlara çözüm üretmek, ortak sorumluluk üstlenmeyi gerektiriyor.
Bazı şarkılar vardır, yıllar geçse de eskimez. İlk dinlediğimiz günün duygusunu, hatıralarını ve izlerini taşımaya devam eder.
Türk müziğinin unutulmaz seslerinden Alpay da “Eylül’de Gel”, “Fabrika Kızı”, “Gitme” ve daha nice eseriyle kuşakların hafızasında yer edindi.
91 yaşında aramızdan ayrılan usta sanatçıya Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum.
Sesi susacak ama şarkıları yaşamaya devam edecek.
Mekanı cennet olsun.
13 Ekim 1923…
Milli Mücadele’nin en kritik kararlarına tanıklık eden Ankara, Cumhuriyet’in ilanından yalnızca 16 gün önce Türkiye’nin başkenti oldu.
Bu karar, Milli Mücadele’nin merkezi olan Ankara’nın yeni devletin de yönetim merkezi olması anlamına geliyordu. Bağımsızlık mücadelesinin izlerini taşıyan şehir, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte yeni bir döneme adım attı.
Aradan geçen 103 yılda Ankara büyüdü, değişti ancak tarihimizdeki yerini ve taşıdığı anlamı hiç kaybetmedi.
Ankara’nın başkent oluşunun 103. yılını kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum. 🇹🇷🇹🇷
Bir otobüs kazası daha… Yine kaybedilen canlar, yaralanan insanlar, geride kalan acılı aileler.
Peki, her kazanın ardından sürücüyü suçlayıp dosyayı kapatmak, bir sonraki kazayı önlemeye yetiyor mu?
Türkiye’de şehirlerarası yolcu taşımacılığının nasıl örgütlendiğini, firmaların hangi standartlarla faaliyet gösterdiğini ve ne ölçüde denetlendiğini artık ciddi biçimde sorgulamak gerekiyor.
Elbette sürücünün sorumluluğu araştırılmalı. Ancak bütün sorunu direksiyon başındaki insana yüklediğimizde, asıl denetlenmesi gereken sistemi gözden kaçırıyoruz.
Yüzlerce firmanın faaliyet gösterdiği, kurumsal standartların ve denetim kapasitesinin tartışma konusu olduğu bir sektörde, mevcut yapıyla devam edemeyiz.
Çözüm, Avrupa’daki kurumsal taşımacılık uygulamalarını da dikkate alarak güçlü bir lisanslama sistemi oluşturmak, firmaların kurumsal yeterliliklerini zorunlu hale getirmek ve Bakanlığın denetimini çok daha etkin kılmaktır.
Bir kazanın nedenini araştırmak başka, bir sonraki kazayı önlemek başka.
İnsan hayatının söz konusu olduğu bir alanda, her facianın ardından aynı soruları sormak yerine, o sorulara kalıcı cevaplar verecek bir sistemi kurmak zorundayız.
Manisa’nın Akhisar ilçesinde bir yolcu otobüsü ile tırın çarpışması sonucu 11 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini, 27 vatandaşımızın da yaralandığını büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.
Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Tanzanya’nın Arusha kentindeki Türkiye Maarif Vakfı Okulunu ziyaret ettim.
Türkiye’den binlerce kilometre uzakta, Türkçe öğrenen, ülkemizi tanıyan çocuklarla bir araya gelmek gerçekten çok güzeldi.
Hem İngilizce hem Türkçe öğrenen öğrencilerin heyecanı, sorularımıza verdikleri cevaplar ve samimiyetleri beni çok etkiledi.
Türkiye Maarif Vakfı okulları, dünyanın farklı ülkelerinde çocuklara nitelikli eğitim imkanları sunarken Türkçenin ve kültürümüzün tanıtılmasında da önemli bir rol üstleniyor. Bu okullar, yalnızca eğitim veren kurumlar değil, ülkeler arasında kalıcı dostlukların kurulmasına da katkı sağlayan değerli köprüler.
Türkiye ile Tanzanya arasında eğitim yoluyla kurulan bu bağın her iki ülkenin geleceği açısından çok kıymetli olduğuna inanıyorum.
Bu güzel buluşmada beni içtenlikle karşılayan Türkiye Maarif Vakfı Tanzanya Koordinatörü Taha Sırakaya’ya, Okul Müdürü Muhammet Aşır’a, öğretmenlere ve sevgili öğrencilere teşekkür ediyorum.
Sevgili çocuklar, yolunuz açık olsun. 🇹🇷🇹🇿



























